’’Mutlaka aday çıkaracağız’’
Reklam

''Mutlaka aday çıkaracağız''

İyi Parti Aliağa İlçe Başkanı Yücel Karaşan, partisinin Aliağa’da belediye başkan adayı çıkaracağını seçim takviminin netleşmesini beklediklerini söyledi.

''Mutlaka aday çıkaracağız''

İyi Parti Aliağa İlçe Başkanı Yücel Karaşan, partisinin Aliağa’da belediye başkan adayı çıkaracağını seçim takviminin netleşmesini beklediklerini söyledi.

''Mutlaka aday çıkaracağız''
30 Ekim 2018 - 13:20

Genel seçimlerde ittifaklar gündeme geldiğini yerel seçimlerde de ittifak tartışmalarının devam ettiğini belirten Karaşan, partisinin daha yol haritasının belli olmadığını dile getirdi. İlçelerde ittifakların gündeme gelebileceğini ancak genel merkezin kararını beklediklerini belirten Karaşan, belediye başkan adayı çıkaracaklarını ifade etti.  Türkiye genelinde bütün il teşkilatların yeniden yapılanması için istifa ettiğini hatırlatan Karaşan, İzmir il yönetiminin atanmasını beklediklerini ardından yerel seçimleri için start vereceklerini söyledi.
Öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1959 yılında Aliağa’da doğdum. 3 çocuk babasıyım ve ticaretle uğraşıyorum. Daha önce Doğruyol Partisi’nde ilçe başkanlığı yaptım. 2002 yılında 2. bölgeden Milletvekili aday adayı oldum. 15 yıl siyasi aradan sonra İyi Parti İlçe Başkanlığı görevine tekrar başladım.
İYİ PARTİ DAMGASINI VURACAK!
Vatandaşlarımıza gidip bire bir istişarelerde bulunuyoruz. Nasıl bir aday isteniyor, nasıl birine sıcak bakılıyor bu konuda çalışmalar yapıyoruz. Aliağa seçmenine uzak değiliz, hepimiz daha önce siyaset yapmış kişileriz kendimiz tanıtmıyoruz, zaten genelde tanıyorlar. Yerel seçimlerde ilçe bazındaki projeler önemli, bu projeleri anlatmaya çalışıyoruz. Aliağa’nın neye ihtiyacı olduğunu tespit ediyoruz. Zamanı gelince her şeyi açıklayacağız. Şuan ki belediyeden memnunlarsa neyinden memnunlar? Değillerse, hangi hizmetlerinden memnun değiller? Bunlara alternatif olmak için elimizden gelen çalışmaları yapıyoruz. Söylediğimizin arkasında durmamız için, laflarımızı seçmemiz ve bilerek söylememiz gerekiyor. O yüzden biraz daha kenarda durmayı düşünüyoruz. İyi Parti yerel seçimlerde Türkiye geneli damgasını vuracak buna emin olabilirsiniz. Bazı il ve ilçelerde İyi Parti’nin kazanacağını biz kendimizce tahmin edebiliyoruz bu konuyla ilgili çalışmalarımız var.
İyi Parti’de teşkilatların istediği aday gelir, Ankara’dakinin istediği gelmez bizim partimizin özelliği budur. Siyasi partiler vatandaşın isteklerini yerine getirmek için vardır, yönetimi yaymak için vardır. İlçelerdeki yönetim, köylerden, mahallelerden her kesim insanın yönetime katılıp alınan kararlarda katkısı olması için vardır. Diğer partilerde yönetim şeklini beğenmediğimiz için geldik. Yukardaki varsa biz varız değil, biz varsak yukardakiler var. Bizim anlayışımız farklı. Tabii ki yukardakilerin dediği olacak ama onlar bir karar alırken tabandakilerin görüşünü almaları gerekir ki vatandaşın isteği yerine gelsin…
Aliağa maalesef 3-4 dönemdir iyi yönetilemiyor. Salı günü yapılan meclis toplantısında da bunu gördük. Belediyenin hiçbir zaman vatandaşın istekleri doğrultusunda hizmet verdiğini düşünmüyorum. Aliağa Belediyesi bir miras yedi gibi büyükşehir yasasıyla köylerden belediyeye geçen parselleri nasıl talan ederiz çalışmasına girmişler. Üç beş köylü vatandaşın kendisine ev yapması için tahsis edilen arsaların reddedildiğini ama maalesef iş adamlarının belediyeye imar yasasından dolayı hak ettiğim dediği arsaları iş adamlarına verildiğini biliyoruz. Ancak gariban köylülere 500 metre kare arsaların verilmeyip reddedildiğini gördük.
“ALİAĞA’YA HİZMET ETMİYOR”
İlçe olarak vatandaşı koruma amaçlı neler yaptınız?
Belediye’nin Çaltıdere’deki köylülerden kalan mera yerlerinin verilmesi için protesto gösterileri yaptık. Mahkemeye, kaymakamlığa, jandarmaya başvurduk. Yasal olmadığını söyledik ve şuan başarılı olduğumuzu zannediyorum. En son Ege Üniversitesi gelecek denilip yer tahsis edilen yerlerin Toki’ye verilmesi için yetki verildiğini gördük. Bu işin kokusu daha sonra çıkacak, ne gibi çalışma olduğunu öğrenmeye çalışıyoruz. Belediyenin Aliağa halkını temsil ettiğini ve Aliağa halkı için geldiğini düşünmüyorum.
Her kesimden vatandaşın yanında olacak bir meclis, Aliağa halkının sorunlarını belediyede çözebilecek bir meclis, belediye başkanı da holdingler, şirketlerle değil. Aliağalı vatandaşlara hizmet edecek bir belediye başkanı adayı çıkartmayı düşünüyoruz.
Çaltıdere’deki vatandaşlar bununla ilgili çok fazla eylem yaptılar belediye binasının önünde. Daha sonra başkan kendileriyle görüşüp anlaşmaya vardıklarını söylemişti. Vatandaşlarla bu konu hakkında konuştunuz mu?
Vatandaşa yalan söylüyorlar. Yalanlarının altında kalacaklar, mutabık kalmadılar. Yüz tane vatandaşın iki tanesiyle görüştüler. Bir arkadaşımızda görüşmenin içindeydi, orada yaşayanlar arasında. Biz sizin evinizi yıkmayacağız, biz size bir şey yapmayacağız dediler ama yapılan proje, 18. Madde uygulaması eğer uygulanırsa orada bir tane ev kalmayacak. Üç beş kişinin yanaklarını sıkıp, öpmeyle kandırdılar. Vatandaşın ağızına bir parmak bal çalarak yapılan yanlışları örtbas etmeye çalışıyorlar ama yapamayacaklar. Şu an orada imalat yaptıkları yer hazineye ait bir mera. Belediyeye ait değildir. Mera üzerinden hiç kimse çalışma yapamaz. Yapması için mera vasfından çıkarılması lazım ama çıkarması da mümkün değil. Belediyeye geçmesi gerekmektedir. Yapılan çalışmalar tamamen yasa dışıdır. Biz bununla ilgili mahkemelere, kaymakamlığa, jandarmaya, savcılığa dilekçe verdik.  Vatandaşlar gidip orda ifade verdiler.
Konuyla ilgili herhangi bir cevap geldi mi?
Gelmedi, beklemedeyiz. Mera vasfı taşıyan araziye hiç kimse dokunamaz. Öncelikle mera vasfından çıkarılması gerekiyor. Kazı hafriyat yapıldıktan sonra mera olmaz denilecekti, hiçbir yetkisi olmadan belediyenin makinelerini çalıştırdılar. Belediyenin çalışanları orada çalıştı. Hiçbir yetki, meclisten geçen bir karar yok. Şimdi bocalıyorlar, biz buraya Ege Üniversitesi’ni getireceğiz dediler. Hadi getirin, buyurun. Elinizden tutan yok. Ama nasıl getireceksiniz? Ege Üniversitesi ben Kemalpaşa’ya gideceğim diyor öyle söylentiler var İzmir’de. 50 milyon borçlanma etkisi istendi. Sonra 16 milyona düşürüldü. Verildi, ortada yine bir icraat yok. Meclis toplantısında, “bedelsiz verilmiyormuş, bedel biçilmesi lazımmış, Toki ile anlaşma yapılacakmış” denildi. Bunun altında tamamen köpek dolabı var. Bedel biçilip bedel verildiği zaman yarın Ege Üniversitesi diyecek ki, “Dur kardeşim, ben parayı verdim istediğime verebilirim.” Ege Üniversitesi Toki’ye burada ki yeri verecek, buradaki yerler senin buradaki hizmetleri bana bedelsiz yapacaksın diyebilir. Siz burayı bize cüzi bir bedelle vermiş olun, bizde buna karşılık gidelim Toki ile anlaşalım diyor. Nereyle anlaşacaksınız? Toki burada mı imalat yapacak? Hayır. Ege Üniversitesi başka bir yerden yer aldı. Toki’ye siz bize binaları yapın, bizde Aliağa Belediyesi’nden şahsımıza geçen arazileri size verelim mi olacak acaba?
Bu anlattıklarınız bir varsayım mı?
Evet, varsayım. Ben böyle düşünüyorum. Ben her zaman iyi düşünmek zorunda değilim, siyaset yapıyorsam bunun kötü taraflarını da düşünmek zorundayım. Bana göre böyle bir program var. Çaltıdere köyünün üst tarafları Toki’ye verilmiş ya da verilecek şuan da yeşil alan vasfı taşıyan bir yerin yeşil alan vasfından çıkarılıp, konut alanına çevrilip Toki’ye verileceği söyleniyor yıllardır. Bu durumu birilerinin açıklaması gerekiyor. Aliağa’da birileri çok güzel oyun oynuyor. Bu oyunun figüranları, hepsi üzerine alınmasın içerisinde çok değerli arkadaşlarımız var, belediye meclis üyelerinin bir kısmı çanak tutuyor. Aliağa’nın köylerinde ne kadar değerli arazi arsa varsa peşkeş çekildi şuanda. Değerli araziler tek tek el değiştiriyor. Bugüne kadar aşağı yukarı 100 milyona yakın, 100 milyonluk araziyi sattılar. Bana göre bugünkü değeri eğer normal bir ihaleyle satılmış olsaydı belki 500-600 milyona giderdi ama hemen el değiştirdi.
“İŞ ADAMLIĞI BU DEĞİL”
Eğer seçimde Serkan Acar seçilmezse başka bir partiden aday seçilirse bunun geri dönüşümüyle ilgili herhangi bir şey yapılabilir mi?
Araştırılıp tapu iptal davası açılabilir. Usulsüzlük varsa tabii ki olur ama şuan da bilmiyoruz. Bizim belediye temsilcimiz, belediye meclis üyemiz yok. Biz sadece araştırarak öğreniyoruz. Yalnız kulaktan dolma değil. Kesin bilgi almadan çıkıp konuşmuyoruz. Bazı bilgileri kesinleştiriyoruz araştırıyoruz ondan sonra çıkıp söylüyoruz.
Belediye işçileri 3 aydır maaş almıyor. Kendi ağızlarıyla şirket 1 ay sonra maaş ödüyor diyor, bir ay da gecikme oldu diyor. Ben de kendi kendime, “Aptal mısın sen?” diyorum. Bir ay geç ödüyorsun, bir ay da geciktiriyorsun, adam da bir ay çalışıyor üç aydır maaş almıyor. Biz bunun tersini söylemiyoruz ki. Sen cebinde parası olmayan yandaş şirkete ihaleyi verirsen, o yandaş şirketin cebinde para olmadan 800 tane adamı çalıştırmaya kalkıyorsa o zaman bu işin altında art niyet var demektir. Müteahhittim diyen adamın cebinde parası olacak. Paralar ödenmediği zaman, sen gidip işçinin parasını ödeyeceksin. “Ben para alamadım sana maaş veremiyorum” diyemezsin. İş adamlığı bu değil. Adamın günü geldiği zaman maaşını ödemek zorundasın. Adamlar maaşımızı alamadık,  bayramı parasız geçirdik dediler. İşçilerin bir kısmına 1000’er lira harçlık verilmiş bayramda. Ondan sonra dangalak çıkıp orada konuşuyor. Çalışıyorum, sorumlusu benim diyor. Sorumlusuysan görevini yerine getir, yerine getiremiyorsan istifa edeceksin bu işi adam gibi yapabilen biri gelecek senin yerine. Senin görevin gerçekleri dile getiren siyasi partileri eleştirmek değil, senin görevin Aliağa Belediyesi’nde çalışan işçilerin maaşını zamanında yatmasını sağlamak. Bunu beceremiyorsan defolup gideceksin. Sen meclis toplantısında bizi eleştirdiğin zaman bende basının karşısında sana dangalak derim. Benim olduğum yerde beni eleştirirsen seni ben oturturum, ağzını kapatırım. Bir daha da konuşamazsın. Orada kalkıyorsun yetkin olmadığı halde siyasi partileri eleştiriyorsun. Sen kimsin? Sen belediye de çalışan maaşlı bir elemansın. Beni eleştirecek olan senin ağababan, seni oraya adam diye koyan senin belediye başkanın. Bu anlattığım kişi, Serkan Acar’ın parayla tuttuğu, “ben buranın müdürüyüm” diyen çalışanı. Beni değil, siyasi partileri eleştirdi. Ben eleştiririm, görevim eleştirmek, ben siyasi partiyim. Doğru yapılana “evet doğrudur” derim. Yanlış yapılana “evet yanlıştır” derim. 800 tane işçi maaşını zamanında alamıyorsa ben sorgularım. Bununla ilgili yanlışları eleştiririm.
Biz siyaseti yandaşlarımıza para kazandırmak için yapmıyoruz. Amacımız cebimizi doldurmak değil. Aliağa’daki bütün vatandaşların hakkını savunmak için siyaset yapıyoruz. Uyuşturucu müptelası sanatçıları buraya getirip 2-3 saatte bir dünya para vermeyeceksin.
Kültürel etkinlikleri sponsorlara yaptırdığını söylüyor. Belediyenin kasasından ödemediğini söylüyor. Doğru mu?
İnanmıyorum. Belediyede meclis üyem yok. Bunu öğrenmem için belediyeden bilgi almam lazım. 30 tane muhtarı memnun edeceğim diye Türkiye gezisine veya Yunanistan gezisine götürmeyeceksin. İlk önce işçilerin parasını ödeyeceksin, eğer paran kalırsa bunları yapacaksın. Eğer paran yoksa sanatçılara 300-400 bin para vermeyeceksin. Geceleri yüzlerce havai fişek patlattırmayacaksın. Bir tane havai fişeğin parasıyla bir işçinin maaşını ödersin. 2017 yılındaki denetleme raporunu okudum, inceledim. Gördüğüm kadarıyla finansörlerin yaptığıyla ilgili hiçbir belge yok. Yapılan harcamalar tamamen belediye bütçesinden karşılanmış. Sponsor varsa bile kayıtta yok. Sponsorlarla belediye yönetilmez. Bir laf vardır “kaz gelmeyen yerden tavuk esirgenmez” bu adam sponsor olursa belediyeye, yarın kaz isteyecektir. Bu kaz nedir? Vatandaşın akşam 5’ten sabah 5’e kadar zehir solumasıdır. Adam akşamüzeri 5’te filtreleri açıyor, Aliağa’nın tepesine zehir bulutları çöküyor. Sponsor olursa, göz yummak zorunda kalır.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Oto Galericiler Odası'ndan yeni mülk açılışı
Oto Galericiler Odası'ndan yeni mülk açılışı
İzmir'in Gazetecileri daha özgür olacak!
İzmir'in Gazetecileri daha özgür olacak!